Apple, yapay zekâ altyapılarındaki dönüşümün etkisiyle uzun süredir uzak kaldığı kurumsal sunucu pazarına yeniden girmeyi değerlendiriyor. Şirketin üzerinde çalıştığı öne sürülen yeni sistemlerin merkezinde, gelecekteki M8 Ultra işlemcileri ve Nvidia’nın yüksek hızlı çip bağlantı teknolojilerinden biri olan NVLink bulunuyor. İddialara göre Apple’ın hedeflediği yeni sunucu ailesi 2029 yılında piyasaya çıkabilir.
Bu planın gerçekleşmesi durumunda Apple, yalnızca son kullanıcı cihazlarında değil, yapay zekâ modellerinin çalıştırıldığı kurumsal veri merkezlerinde de kendi işlemci mimarisini daha geniş bir alana taşımış olacak.
Apple’ın Sunucu Serüveni 2011’de Sona Ermişti
Apple’ın kurumsal sunucu pazarındaki geçmişi aslında yeni değil. Şirket, Xserve adı verilen sunucu ailesiyle 2002 yılında profesyonel kullanıcılara yönelik sistemler sunmaya başlamıştı. Ancak Apple, yaklaşık dokuz yıl sonra bu ürün ailesinin üretimini sonlandırarak sunucu pazarından çekilmişti.
Aradan geçen yıllarda şirketin odağı Mac, iPhone, iPad ve diğer tüketici ürünlerine kayarken, Apple Silicon mimarisinin ortaya çıkması yeni bir ihtimali beraberinde getirdi. Özellikle M serisi Ultra işlemcilerin yüksek işlem gücü ve enerji verimliliği, Apple’ın kurumsal kullanım senaryolarına yeniden yönelmesinin temel nedenlerinden biri olabilir.
Aktarılan bilgilere göre şirket, henüz teknik ayrıntıları kesinleşmemiş olan M8 Ultra işlemcisinden iki veya dört adet kullanabilecek sunucu yapılandırmaları üzerinde çalışıyor. Böyle bir tasarım, tek bir işlemcinin sınırlarını aşarak daha yoğun yapay zekâ iş yüklerinin aynı sistem içerisinde yürütülmesine olanak sağlayabilir.
Apple ve Nvidia Teknolojisi Aynı Sistemde Buluşabilir
Planın dikkat çeken noktalarından biri ise Apple’ın kendi çiplerini Nvidia’nın bağlantı teknolojisiyle bir araya getirme ihtimali. Şirketin M8 Ultra işlemcileri arasındaki iletişim için NVLink Fusion teknolojisinden yararlanmayı değerlendirdiği belirtiliyor.
Nvidia’nın geliştirdiği NVLink, yüksek bant genişliğine ihtiyaç duyan yapay zekâ ve yüksek performanslı hesaplama sistemlerinde işlemciler ile hızlandırıcıların birbirleriyle hızlı şekilde iletişim kurmasını sağlıyor. Apple’ın bu altyapıyı kullanması halinde M8 Ultra tabanlı sistemler, yalnızca güçlü işlemcilerden oluşan bir yapı olmaktan çıkıp daha büyük yapay zekâ iş yüklerine yönelik ölçeklenebilir sunuculara dönüşebilir.
Ancak burada önemli bir ayrıntı bulunuyor: M8 Ultra henüz piyasaya çıkmış bir işlemci değil. Dolayısıyla söz konusu sunucuların teknik özellikleri, performansı ve nihai tasarımı şimdilik belirsizliğini koruyor. Öngörülen 2029 tarihi de Apple tarafından resmi olarak doğrulanmış değil.
Mac Modellerinin Yapay Zekada Kullanımı Apple’ı Cesaretlendirmiş Olabilir
Apple’ın yeniden sunucu pazarını değerlendirmesinin arkasında yalnızca işlemci teknolojisi bulunmuyor. Son dönemde Mac mini ve Mac Studio gibi Apple Silicon tabanlı bilgisayarların yapay zekâ geliştiricileri tarafından kullanılmaya başlanması, şirket açısından önemli bir sinyal oluşturuyor.
Bazı şirketlerin birden fazla Mac Studio veya Mac mini cihazını bir araya getirerek kendi yerel yapay zekâ altyapılarını oluşturması, Apple donanımının veri merkezi benzeri kullanım senaryolarına da taşınabileceğini gösteriyor. Bu eğilim, Apple’ın daha baştan kurumsal kullanıma yönelik özel raf tipi sistemler geliştirmesi için bir fırsat yaratabilir.
Apple’ın yapay zekâ altyapısındaki bir diğer önemli projesi ise Baltra kod adıyla anılan özel yapay zekâ hızlandırıcısı. Broadcom iş birliğiyle geliştirildiği belirtilen bu çözümün, şirketin büyük ölçekli yapay zekâ çıkarım ihtiyaçlarında kullanılması planlanıyor.
Bu nedenle Apple’ın kısa vadede özel yapay zekâ hızlandırıcılarıyla ilerlerken, ilerleyen dönemde M8 Ultra tabanlı bağımsız sunucu sistemlerini kurumsal müşterilere sunması olası senaryolardan biri olarak değerlendiriliyor.
Apple’ın 2011’de Xserve ile kapattığı sunucu sayfasını yeniden açıp açmayacağı önümüzdeki yıllarda netleşecek. Eğer proje hayata geçerse bu hamle, Apple Silicon’ın Mac ve iPhone gibi kişisel cihazların ötesine geçerek yapay zekâ ve veri merkezi altyapılarında da daha görünür hale gelmesi anlamına gelebilir.
