Site icon Siber Havadis

Yargı Paketi: Yargıda Dijitalleşme Hızlanırken Anayasal Tartışmalar Sürüyor

Yargı Paketi: Yargıda Dijitalleşme Hızlanırken Anayasal Tartışmalar Sürüyor

Yargı Paketi: Yargıda Dijitalleşme Hızlanırken Anayasal Tartışmalar Sürüyor

Pazartesi günü TBMM’ye sunulan ve yalnızca üç gün sonra Adalet Komisyonu’nda kabul edilen 12. Yargı Paketi, Türkiye’deki dijital yargılama süreçlerinde ve ceza muhakemesinde önemli değişiklikler öngörüyor.

Bu hızlı şekilde ilerleyen torba kanun teklifi, yargı sisteminin teknolojiyle entegrasyonunu hızlandırmayı amaçlarken, aynı zamanda anayasal tartışmaları da beraberinde getiriyor. Hukuk dünyasının gözü kulağı ise şu sıralar, paketin yasalaşma sürecinde ve sonrasında doğurabileceği pratik sonuçlara çevrilmiş durumda.

Paketin en çok tartışılan bölümlerinden biri, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) yakın zamanda iptal ettiği CMK m. 134 (Adli Bilişim/Bilgisayarlarda Arama) ve CMK m. 80/2 (Genetik Veriler) maddelerine yönelik yeni düzenlemeler oldu. Bilindiği üzere, kolluk kuvvetlerinin bilgisayarlar, akıllı telefonlar ve bulut depoları üzerinde yaptığı dijital incelemeler, kişisel verilerin gizliliği açısından en hassas alanların başında geliyor. AYM, eski düzenlemeyi “bireylerin temel haklarını yeterince korumadığı ve keyfiliğe açık olduğu” gerekçesiyle iptal etmiş, ancak bu kararlar henüz yürürlüğe girmemişti.

Yeni paketle birlikte kanun koyucu, AYM’nin iptal gerekçelerinde işaret ettiği süre sınırları, verilerin kopyalanması, incelenmesi ve silinmesi gibi usuli eksiklikleri gidererek kanunu yeniden düzenlemeyi hedefliyor. Ancak hukuk çevrelerinde, yapılan bu yeni düzenlemenin yüksek mahkemenin “hak ihlali ve veri güvenliği” konusundaki hassasiyetlerini tam olarak karşılayıp karşılamadığına ilişkin farklı değerlendirmeler bulunuyor.

Maddelerin yasalaşmasının ardından, bu kuralların anayasal sınırları koruyup koruyamadığı yeniden Anayasa Mahkemesi’nin denetimine konu olabilir. Eğer yeni metnin de temel hak ve özgürlükleri güvence altına alma konusunda yetersiz olduğu değerlendirilirse, bu durumun hem adli süreçler hem de ceza yargılamalarında elde edilen dijital delillerin hukuki geçerliliği açısından yeni tartışmaları beraberinde getirebileceği belirtiliyor.

Madalyonun diğer yüzünde ise paketin yargı bürokrasisini dijitalleştiren oldukça pratik ve olumlu tarafları yer alıyor. Örneğin, kısıtlılara ait malların satış işlemlerinin zorunlu olarak UYAP elektronik satış portalı üzerinden yapılacak olması, şeffaflığı artırırken suistimallerin önüne geçebilecek bir adım olarak değerlendiriliyor. Bununla birlikte, noterlik evraklarının adli mercilere güvenli elektronik imza ile dijital ortamda aktarılabilmesi, adliyelerdeki kağıt yükünü ve posta masraflarını azaltabilecek nitelikte.

Son olarak, uzaktan katılımla gerçekleştirilen hukuk duruşmalarında (e-Duruşma), bazı istisnai işlemler hariç tutulmak üzere el yazısı ile imza şartının esnetilmesi dijital dönüşüm sürecini destekleyen bir gelişme olarak değerlendiriliyor. Bu hamlenin, Türk yargı sisteminde dijitalleşmenin daha da yaygınlaşmasına katkı sağlayabileceği ifade ediliyor. Teknolojik entegrasyon olumlu değerlendirilse de, adli bilişimdeki hak ihlali risklerine ilişkin tartışmaların devam etmesi bekleniyor.

Exit mobile version