
Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan, Birleşmiş Milletler’in (BM) kuruluşunun 80. yılında Genel Kurul’da yaptığı konuşmasında yapay zekaya da yer verdi.
Genel Kurul konuşmasında yapay zekaya da değinen Erdoğan, YZ’nin nasıl kullanılması gerektiğine dikkat çekti. Ayrıca yapay zekanın çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerine değinerek, insan hakları bağlamında çocuk haklarını korumak için yakın zamanda bir sözleşmenin diğer ülkelere de imzaya açılacağından bahsetti. Bu sözleşme: “Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi.”
İşte Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın yapay zeka hakkındaki BM Genel Kurulu konuşmasından bir kesit:
“…İnsanlık yapay zeka alanında olağanüstü bir sıçramaya şahitlik ediyor. Çığır açan bu teknolojilerin dönüştürücü gücü ve sunduğu nimetlerden hiçbir toplumun mahrum bırakılmaması gerekir. Yapay zeka teknolojileri, yeni bir tahakküm aracı olarak değil, insanlığın lehine kullanılmalıdır. Ev sahipliğini yaptığımız En Az Gelişmiş Ülkeler için Birleşmiş Milletler Teknoloji Bankası, dijital ve teknolojik açığın kapatılmasında kritik rol oynuyor. Hazırladığımız ve evrensel mutabakatla yakında imzaya açacağımız Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin bu alanda küresel bir farkındalık oluşturacağına inanıyor, çabalarımıza güçlü desteğinizi bekliyoruz…” dedi.
Günümüzde teknolojinin ve yapay zekanın hızla gelişmesi, insanların dijital dünyaya adaptasyonunu zorlaştırabilir ve bu durum, gerçek yaşamlarını olumsuz yönde etkileyebilir. Bu durumdan en fazla etkilenecek kesimin çocuklar olacağı ise oldukça açıktır.
Bu nedenle Cumhurbaşkanı’nın bahsetmiş olduğu “Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi”, çocukların dijital dünyada haklarını korumak ve olumsuz etkilerden korunmalarını sağlamak amacıyla hazırlanmış bir sözleşme olarak değerlendirilebilir. Sözleşmenin ana hatları ve içeriği henüz tam olarak paylaşılmamıştır. Cumhurbaşkanı’nın da ifade ettiği gibi, sözleşme yakın zamanda imzaya açılacaktır.
Bu noktada Türkiye, bu sözleşmeyle öncü bir duruş sergilemektedir. Sözleşme, hem yapay zeka hem de dijitalleşmenin olumsuz etkilerine karşı çocukların haklarını korumayı amaçlamaktadır. Katılımcı ülkelerin sözleşmeyi imzalamasıyla bu metin uluslararası bir sözleşme haline gelebilir.
Sözleşmenin bağlayıcı olup olmayacağı tartışma konusu olsa da Türkiye’nin yapay zeka ve dijitalleşmenin olumsuz yönlerine karşı çocuklar için attığı bu adım, uluslararası hukuku kullanarak diğer devletlere de sunulması açısından önemli bir girişim olarak değerlendiriliyor.
Sözleşmenin imzaya açılması ve içeriği hakkında ayrıntılar açıklandıkça, haber sitemizde bu konuyla ilgili yazılarımız devam edecektir.
Peki sizce, yapay zekanın çocuklar üzerindeki olası etkilerini önlemek için atılan bu adımlar yeterli olacak mı?





