
Anlaşma, şirketlere dört katmanlı iç ve dış denetim sorumluluğu getiriyor; ancak hukuki bağlayıcılığı bulunmuyor.
ABD Başkanı Donald Trump ile altı büyük teknoloji şirketinin yöneticileri, 29 Eylül’de Beyaz Saray’da “White House Accord on Super Intelligence” adı verilen gönüllü bir mutabakata imza attı. “Joint Commitment on Frontier Responsibilities” (Öncü Modeller Konusunda Ortak Taahhüt) başlığını taşıyan iki sayfalık belge, ileri düzey yapay zekâ modelleri geliştiren şirketlerin iç kontrol, bağımsız değerlendirme ve yönetim kurulu gözetimi gibi mekanizmalar oluşturmasını öngörüyor.
Belgeye Trump’ın yanı sıra Google CEO’su Sundar Pichai, Anthropic CEO’su Dario Amodei, Meta CEO’su Mark Zuckerberg, NVIDIA CEO’su Jensen Huang, OpenAI Başkanı Greg Brockman ve Elon Musk imza attı. Trump, imzalanan metni Truth Social hesabından da paylaştı.
Mutabakat yeni bir kamu kurumu oluşturmuyor ve doğrudan uygulanabilir bir yasa niteliği taşımıyor. Freshfields hukuk bürosunun değerlendirmesine göre metin, yasal olarak uygulanabilir yükümlülükler veya bir yaptırım mekanizması getirmiyor. Trump ise belgeyi “ahlaki olarak bağlayıcı” olarak nitelendirdi. Toplantıda bulunan Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, imzalanan metni “ilkeler beyanı” olarak tanımlarken Trump belgeyi ayrıca “neredeyse bir anayasa gibi” şeklinde değerlendirdi.
Şirketler için dört aşamalı denetim
Mutabakat kapsamında şirketlerden dört katmanlı bir kontrol ve denetim yapısı oluşturmaları isteniyor.
- İç izleme: Şirketler, geliştirdikleri modeller için güçlü bir iç izleme ve kontrol sistemi oluşturacak.
- İç ekip: Özel olarak görevlendirilecek bir ekip, oluşturulan kontrollerin uygulanıp uygulanmadığını ve etkili şekilde çalışıp çalışmadığını doğrulayacak.
- Dış denetim: Şirket dışından bağımsız denetçiler veya değerlendiriciler sürece dâhil edilecek.
- Yönetim kurulu gözetimi: Yönetim kuruluna bağlı bağımsız bir komite, iç denetim ekibinin çalışmalarını takip edecek.
İmzacı şirketler ayrıca yapay zekâ güvenliği standartları ve iyi uygulamalar konusunda düzenli olarak bir araya gelme taahhüdünde bulundu. Mutabakat, söz konusu önlemlerin ilerleyen dönemde yasa veya düzenlemelere dönüşebileceğine de işaret ediyor. Şirketler ise bu uygulamaları yasal olarak zorunlu hâle gelmeden önce de hayata geçireceklerini belirtiyor.
Gönüllü mutabakatın sınırları tartışılıyor
Mutabakatın gönüllü olması ve herhangi bir yaptırım mekanizması içermemesi, belgenin en çok tartışılan noktaları arasında yer alıyor. Trump’ın yapay zekâ düzenlemelerine yönelik geçmişteki açıklamaları ve yapay zekâ konusundaki bazı risk değerlendirmelerini “yalan” olarak nitelendirmesi de bu tartışmanın bir parçası olarak gündeme geliyor.
Bir analize göre belge, büyük ölçüde sektör tarafından şekillendirilen ve daha sonra yönetim tarafından resmî bir girişim olarak duyurulan bir çerçeve niteliğinde. Metinle ilgili diğer tartışmalar ise bağımsız denetçilerin nasıl belirleneceği ve denetim sonuçlarının kamuoyuna açıklanıp açıklanmayacağı üzerinde yoğunlaşıyor.
Mutabakatın iki sayfalık metninde bu konulara ilişkin ayrıntılı bir uygulama mekanizması bulunmuyor. Bu nedenle şirketlerin taahhütleri pratikte nasıl yerine getireceği ve denetim sürecinin ne kadar şeffaf olacağı henüz net değil.
Trump yönetiminde “AI” yerine “Super Intelligence” dönemi
Trump, aynı gün “Inaugurating The Era of Super Intelligence” başlıklı bir yürütme emri de yayımladı. Emir, federal yürütme organında “Artificial Intelligence” ve “AI” ifadeleri yerine “Super Intelligence” ve “SI” terimlerinin kullanılmasını öngörüyor. Beyaz Saray’ın yayımladığı metne göre bu kullanım; resmî yazışmalar, kamu iletişimleri, internet siteleri, raporlar ve politika belgeleri gibi alanları kapsıyor.
Trump, yeni isimlendirmeyi yürütme emrinden önce sosyal medyada gündeme getirmiş ve takipçilerine bu konuda bir anket yöneltmişti.
Freshfields’ın değerlendirmesine göre mutabakat metni, imzacı şirketlerin bu yeni terminolojiyi kullanmasını açıkça zorunlu kılmıyor. “Super Intelligence” ifadesi anlaşmada yalnızca başlıkta yer alıyor. Dolayısıyla yürütme emrindeki terminoloji değişikliği şu aşamada federal yürütme organıyla sınırlı görünüyor.
Gönüllü çerçevenin nasıl uygulanacağı önemli olacak
Mutabakat, ileri düzey yapay zekâ modellerinin geliştirilmesi ve kullanıma sunulması sırasında şirketlerin kendi kontrollerinin yanı sıra bağımsız değerlendirme ve yönetim kurulu gözetimi uygulamasını öngörüyor. Dört aşamalı yapı, şirketlerin güvenlik süreçlerini yalnızca kendi bünyelerinde yürütmek yerine dış denetim mekanizmalarını da sürece dâhil etmesini amaçlıyor.
Bununla birlikte belgenin gönüllü olması, denetimlerin nasıl yürütüleceği ve sonuçların ne ölçüde kamuoyuyla paylaşılacağı gibi konuları açık bırakıyor. Bu nedenle mutabakatın etkisi, imzacı şirketlerin belirlenen uygulamaları nasıl hayata geçireceği ve ilerleyen dönemde bu çerçevenin yasal düzenlemelere dönüşüp dönüşmeyeceğiyle yakından bağlantılı olacak.





