
2025 yılı, siber güvenlik açısından en zorlu yıllardan biri olmaya aday gösteriliyor. Yapay zekânın hem güvenlik hem de saldırı aracı olarak kullanılabilmesi, tehditleri daha karmaşık hale getiriyor. Dünya Ekonomik Forumu raporuna göre, yalnızca dirençli yapılar kuran şirketler bu süreçte ayakta kalabilecek. Tedarik zinciri güvenliği, özellikle dış hizmet sağlayıcılara bağlı kuruluşlar için büyük bir risk oluşturuyor.
Şirketlerin Zero Trust modeline geçmesi ve erişim kontrollerini sıkılaştırması öneriliyor. Öte yandan, kurumların %66’sı yapay zekânın güvenlikte etkili olacağını düşünüyor ancak yalnızca %37’si bu teknolojileri devreye almadan önce risk analizi yapıyor. Üretken yapay zekâ, daha gelişmiş oltalama ve sosyal mühendislik saldırılarının önünü açıyor. Bu nedenle çalışanlara yönelik farkındalık eğitimlerinin artırılması gerekiyor. Mevzuatların ülkeler arasında tutarsız ilerlemesi de siber uyumu zorlaştırıyor. Bu boşluğu kapatmak için çok katmanlı güvenlik sistemlerinin kullanımı öneriliyor. Bir diğer önemli sorun ise uzman eksikliği. Kurumların büyük kısmı yeterli siber güvenlik yetkinliğine sahip ekip bulamıyor. Bu noktada dış kaynaklı güvenlik hizmetlerinden faydalanmak bir çözüm olabilir.
Genel tabloya bakıldığında, kurumların sadece teknolojik değil, organizasyonel dönüşümlere de odaklanması gerekiyor. Yapay zekâ çağına hazırlıksız yakalanmamak için kapsamlı, dirençli ve adaptif güvenlik stratejileri kritik önem taşıyor.





