
Siber güvenlik dünyasının en önemli araçlarından biri olan Güvenlik Bilgileri ve Olay Yönetimi (SIEM) sistemleri, bir koruma kalkanı gibi çalışarak şirket ağlarındaki şüpheli hareketleri anında tespit etmeyi amaçlıyor. Yakın zamanda yayımlanan Picus Blue Raporu 2025, bu sistemlerin işlevselliği hakkında çarpıcı gerçekleri ortaya koydu. 160 milyondan fazla saldırı simülasyonuna dayanan rapora göre, şirketlerin simüle edilen saldırıların yalnızca yedide birini tespit edebildiği belirlendi. Bu sonuç, siber savunmada ciddi bir zafiyet olduğunu ve birçok tehdidin fark edilmeden ağlara sızabildiğini gösteriyor.
Güvenlik uzmanları, bu başarısızlığın temelinde birden fazla faktörün yattığını belirtiyor. Rapor, SIEM kurallarının etkinliğini engelleyen başlıca sorunları analiz etti.
Veri Toplama ve Yapılandırma Hataları
SIEM sistemlerinin etkinliği, analiz ettikleri verinin kalitesine doğrudan bağlıdır. Ancak rapor, SIEM kurallarının başarısız olmasının en yaygın nedeninin kalıcı günlük toplama sorunları olduğunu belirtiyor. 2025’te tespit edilen algılama kuralı hatalarının %50’si, günlük toplama süreçlerindeki problemlere dayanıyor. Eksik veya yanlış toplanan günlükler, kritik olayların gözden kaçmasına ve kötü niyetli faaliyetlerin tespit edilememesine yol açıyor. Bu sorunlar arasında, kaçırılan günlük kaynakları, yanlış yapılandırılmış günlük aracıları ve hatalı günlük ayarları yer almaktadır.
Günlükler doğru şekilde toplansa bile, yanlış yapılandırmalar algılama kurallarının başarısız olmasına neden olabilir. Rapora göre, kural hatalarının %13’ü yanlış yapılandırma sorunlarından kaynaklanmaktadır. Örneğin, çok geniş veya genel kurallar, büyük miktarda gürültüye ve yanlış pozitiflere yol açarak, önemli uyarıların gözden kaçmasına neden olabilir.
Performans Sorunları ve Yaygın Hatalar
SIEM sistemleri büyüyen veri hacmini işlerken, performans sorunları da önemli bir engel haline gelir. Rapor, algılama hatalarının %24’ünün kaynak ağırlıklı kurallar, geniş özellik tanımları ve verimsiz sorgular gibi performans sorunlarıyla ilişkili olduğunu belirtiyor. Bu tür sorunlar, algılama süreçlerini önemli ölçüde yavaşlatarak güvenlik ekiplerinin tehditlere zamanında yanıt vermesini engeller.
Blue Rapor 2025’te vurgulanan en yaygın üç algılama kuralı sorunu şunlardır:
- Günlük Kaynak Birleşimi: Bu, belirli günlük kaynaklarındaki olayların birleştirilmesi sonucu veri kaybına yol açarak, önemli olayların sıkıştırılmasına veya atlanmasına neden olur.
- Kullanılamayan Günlük Kaynakları: Ağ kesintileri veya hatalı iletme yapılandırmaları nedeniyle günlükler SIEM sistemine ulaşamadığında, kritik olaylar yakalanamaz. Bu sorun, tüm kural hatalarının %10’unu oluşturmaktadır.
- Maliyetli Test Filtrelerinin Uygulanmasındaki Gecikmeler: Verimli filtreler olmadan aşırı miktarda veri işleyen verimsiz kurallar, sistemi aşırı yükleyebilir ve performansı yavaşlatabilir. Algılama hatalarının %8’i bu sorunla ilişkilidir.
Sürekli Doğrulama ile Sorunların Giderilmesi
SIEM kurallarının yetersiz kalmasının en önemli nedenlerinden biri, siber tehditlerin sürekli gelişmesine karşın kuralların statik kalmasıdır. Saldırganlar taktiklerini, tekniklerini ve prosedürlerini (TTP’ler) sürekli olarak değiştirdikçe, statik olarak tanımlanmış kurallar hızla geçerliliğini yitirir.
Bu boşluğu kapatmanın en etkili yolu sürekli doğrulamadır. Gerçek dünya saldırılarını simüle eden İhlal ve Saldırı Simülasyonu gibi araçlar kullanılarak, güvenlik ekipleri mevcut algılama yeteneklerinin en yeni saldırı tekniklerine karşı ne kadar etkili olduğunu düzenli olarak test edebilirler. Bu proaktif yaklaşım, kör noktaları belirlemeyi, yüksek riskli durumları önceliklendirmeyi ve savunma mekanizmalarının en kritik anlarda çalışacağından emin olmayı sağlar.
Sonuç olarak, SIEM sistemlerinin etkinliğini artırmak için günlük toplama ve kural yapılandırma sorunlarının giderilmesi, performans optimizasyonunun yapılması ve en önemlisi, algılama kurallarının sürekli olarak güncel tehditlere karşı test edilmesi gerekmektedir.





